bilgisayar öğrenmek


BİLGİSAYAR VE AĞLAR

bilgisayar




Sanırım, C ve C++ adını bilgisayarla az çok haşır neşir olan herkes en az bir kez duymuştur. Sizde bu isimleri duyanlardansanız ve nedir, ne değildir, nasıl kullanılır gibi birçok soruya yanıt arıyorsanız, doğru yerdesiniz. Çünkü bu yazıyla başlayarak C ve C++ ile programlamaya gireceğiz. Önce C ile yolumuza koyulup, belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra C++ ile devam edeceğiz.
Okuyucularımızın genelini düşünerek, konuyu en temelden almayı daha doğru bulduk. Yani hedefimiz, programlamayı hiç bilmeyen bir insanın burada okuduklarıyla belli bir yerlere ulaşması. İleri derece de olanlarsa sıkılmamak için biraz beklemeli. Lafı fazla uzatmadan başlayalım.
Bilgisayar ve Programlama nedir?
Bilgisayar çok basit düşündüğümüzde üç ana görevi yerine getiren bir makinedir. Girilen bilgiyi alır (INPUT), işler (PROCESSING) ve bu işlenmiş veriden bir sonuç (OUTPUT) çıkarır. Bilgisayar, sadece donanım olarak çalışmaz. Çünkü yazılım olmadan, donanım ne yapacağını bilemez. Bilgisayar donanımına ne yapacağını söyleyecek bir komutlar dizisi gerekir. Yapacağı görevleri, ona anlatan komutlara program diyebiliriz. Yani donanıma “sen şunu yap, sonra bulduğun sonucu şöyle şuraya ekle” gibisinden işler yaptırmak programın veya bir başka deyişle yazılımın işidir. Bir programcı olarak bundan fazlasını bilmek elbette ki avantajdır. Ama bilgisayarın bütün özelliklerini bilmeniz gerekmez. Yani yazacağınız bir program için o bilgisayarın özelliklerini bilmeseniz de olur.
Bilgisayarın anladığı tek dil, Makine Dilidir. Bu 16’lık (Hexadecimal) sistemden oluşan bir programlama tipidir. Makine dilini anlamak çok zordur ve bu dili kullanmak için o bilgisayarın donanım özelliklerini mutlaka bilmeniz gerekir. C de ekrana yazı yazmanızı sağlayan “printf();” gibi çok basit bir fonksiyon, makine dilinde 1A BB 0D BC D5 FF C2 F7... gibi çok daha karmaşık ve hiçbir anlam ifade etmeyen bir hâle dönüşür. Makine dili programlama dilleri arasında en alt seviyedir.
Makine dilinden sonra Assembler Dili gelir. Makine dilini kullanmanın zorluğu ve karmaşası üzerine geliştirilen Assembler, daha basit bir yapıdadır. Ama yine de C ile mukayese ederseniz çok daha zordur ve kullandığınız bilgisayarın donanımına dair hâlen bilgiye gereksinim duyarsınız. Assembler aşağıda ki gibi karmaşık bir yapıdadır.
SEGMENT COM WORD PUBLIC ‘CODE’
ASSUME CS : COMDS : COM
            ORG 100H
ENTRY: MOV DVX,OFFSET MSG
            MOV AH,g
                      
Şuan bunu anlamaya çalışıp, hiç zamanınızı harcamayın. Çünkü öğreneceğimiz dil C, işlerimizi ve dolayısıyla hayatımızı çok daha kolaylaştırmaktadır. C, orta seviye bir programlama dilidir. Bunun anlamı, hem yazması kolay, hemde üst seviye dillere göre daha çok erişim hakkınızın olduğudur. Üst seviye programlama dilleri ise BASIC, PASCAL, gibi dillerdir. Yazması göreceli olarak daha kolay olsa da C ile yapabileceklerimiz daha çoktur.
Program yazmak için ne gerekir?
Program yazabilmek için hiçbir şeye ihtiyacınız yoktur. Program yazmak için windows’un not defterini bile kullanabilirsiniz. Önemli olan yazılan programın derlenmesidir. Derlemeye “compile” ve derleme işini yapan derleyiciyeyse “compiler” denir. C için internet üzerinden birçok Compiler bulabilirsiniz. Ben, program uyarlamalarını Borland tarafından geliştirilen Turbo C++ üzerinden anlatacağım. Aynı şekilde bu versiyonunu kurmanızı tavsiye ederim. Yazıların ve sizin senkronizasyonu için daha uygun olacaktır ve Borland’ın geliştirdiği bu versiyon hem C, hem de C++ derleme özelliğine sahiptir.
Algoritma Geliştirmek
C dilini ve komutlarını öğrenmek, programlamaya başlamak için şarttır ama algoritma oluşturamadığımız sürece bir program oluşturmazsınız. Algoritma, mantıktır. Yani neyi, nasıl yapacağınızı belirtir. Algoritma türetmek için geliştirilmiş bir metot yok. Her program için o metodu sizin bulmanız gerekiyor. Ama hiç merak etmeyin, yazdığınız program sayısı arttıkça, algoritma kurmanız daha kolay hâle gelecektir. Algoritma programlama da hayati önem taşır. C dilinde öğrendiğiniz komutlar BASIC veya FORTRAN gibi başka dillerde değişir. Ama programlama mantığını bir kere oturttursanız, C’deki komutlar yerine başka dillerin komutlarını öğrenerek, önemli bir zorluk çekmeden diğer dillerde de program yazabilirsiniz.
Basit bir örnek üzerinden düşünelim. Bir markete gittiniz, kasada ki görevliye aldığınız ürünü gösterdiniz, parayı uzattınız, paranın üstünü aldınız. Günlük hayatta gayet normal olan bu durumu biraz değiştirelim. Karşınızda insan değil, elektronik bir kasiyer olsun. Ona göre bir algoritma geliştirirsek,
1-) Ürüne bak;
2-) Ürün Fiyatını bul;
3-) Parayı al;
4-) Alınan paradan ürün fiyatını çıkar;
5-) Kalan parayı ver.
İnsan zekasının otomatik hâle getirdiği eylemleri, ne yazık ki bilgisayar bilmez ve ona biz öğretmek zorundayız. Öğretirken de hata yapma hakkımız yoktur, çünkü yanlış öğreti yanlış programlamayla sonuçlanır.
C Programlama Dili
Temel Giriş/Çıkış Operasyonları (BASIC I/O):
C ile ilgili olarak bu ve önümüzdeki yazılarda birçok komut/fonksiyon göreceğiz. Ama hep kullanacağımız ve ilk öğrenmemiz gerekenler temel giriş çıkış fonksiyonlarıdır. C de klavyeden bir değer alabilmek için scanf(); fonksiyonunu kullanırız. Ekrana herhangi bir şey yazdırmak içinse printf(); fonksiyonu kullanılır.
Bir örnekle görelim;

Eğer bunu derleyicinizde yazıp derlerseniz, -Borland Turbo C++ için, Ctrl+F9 tuşları ile yazdığınız programınızı derleyebilirsiniz- ekrana Hello World yazılacaktır. #include<stdio.h> standart girdi/çıktı’yı destekle gibi bir anlama sahiptir. main() , ana fonksyiondur. Ondan sonra gelen ayraç standarttır. Çift tırnak işaretleri, printf ve parantez standarttır. Noktalı virgülse C dilinde her komutun sonuna konulur. Tırnakların içine istediğinizi yazıp bastırabilirsiniz. Programın sonunda ki ayraçta programın bittiğini gösterir.
Şimdi yukarıda yazdığımız basit programı, biraz daha geliştirelim.

           
Birkaç yeni satır ekledik. Sırayla ne olduklarını açıklayalım. #include<conio.h> başlık dosyaları (header files) ile ilgilidir. Onu şuan izah etmem için erken. Ama şu kadarını söyleyelim, clrscr(); fonksiyonunu kullanabilmek için bunu yazmamız gerekmektedir. clrscr(); fonksiyonuysa, ekranda önceden yazılan şeyleri temizler ve kullanacağımız ortamın sıfır olmasını sağlar. Az evvel yazdığımız Hello World yazısının sonuna “\n” ekledik. “\n” bir alt satıra geç anlamına geliyor. Eğer \n yazmazsak, ekranda Hello WorldMerhaba Dünya şeklinde bir yazı çıkar. \n kullandığımızdaysa, Hello World yazılacak onun ve sonra bir alt satırına geçilecek, oraya Merhaba Dünya yazılacaktır. En alt satırdaysa return 0; adında yeni bir komut görüyorsunuz. Bunu eklemeden de program çalışacaktır. Ancak uyarı verir. Bunu ekleyerek bu uyarıdan kurtulabilirsiniz. Detayına girmek için henüz erken, return konusuna ileride değineceğiz.
Yukarıda ki programın aynısını şöyle de yazabilirdik;

Bir önce ve şimdi yazdığımız programların ekran çıktısı aynıdır. Bu örnekle anlatmak istediğim, printf(); te çift tırnakların içerisinde nereye \n koyarsak koyalım, ondan sonrası için cursor bir alt satıra geçer.
printf(); daha birçok şekilde kullanılabilir. Diyelim ki yukarıdaki programı tek printf(); komutuyla yazmak istediniz. O zaman ne yaparsınız?

}
Gördüğünüz gibi tek bir printf(); kullanarak aynı işlemi yaptırdık.
Varsayalım, ekrana çok uzun bir cümle yazmamız gerekti. Örneğin;

}
Bu yazdığımız program hata vermez ama compiler’ın çalışma verimini düşürür. Bu düşüş önemsiz olsa bile bizim yazma verimimiz düşecektir. Çünkü ne yazdığını okumak için ok tuşlarını kullanarak bir sağa bir sola gidip gelmemiz gerekir.
Bu programı aşağıda ki gibi yazmamız daha uygundur.

Tek bir printf(); fonksiyonu kullanılmıştır. Ancak gördüğünüz gibi alt alta yazarak bütün cümleyi tek seferde görülebilir hâle getirdik. Ekrana bunu bastırırsanız, alt alta üç satır basmaz. Bu çok hata yapılan bir noktadır. Sadece tek satır basar ve yazılan bir önceki örnekle aynı olur. Alt alta yazmak için daha önce bahsettiğimiz gibi \n eklememiz gerekir.

Ekrana, Ali: “Naber, nasılsın? diye sordu. şeklinde bir yazı yazdırmamız gerekiyor diyelim. Bu konuda ufak bir problem yaşayacağız. Çünkü printf(); fonksiyonu gördüğü ilk iki çift tırnak üzerinden işlem yapar. Böyle bir şeyi ekrana yazdırmak için aşağıda ki gibi bir program yazmamız gerekir.
Devamı... 2 Temmuz 2013 Salı Unknown 0 yorum

evde düz fön çekmek

DÜZ FÖN NASIL YAPILIR

fönlü saç
Evde saçınıza şekil vermek çok zor olsa gerek çünkü sabah kalkan bayanlar işe gidecek olan bayanlar aynanın karşısına geçtikleri zaman yaptıkları ilk şey saçlarını düzeltmek saçınızı düzeltmeden önce sizlere birkaç küçük sır vereyim elinizde bulunması gereken malzemelerimiz bir adet orta boy metal fırça açma tarağı birde krepe tarağı saçınızın arka kısmından başlarken kulak hizasından kalın bir parça ayırın ayırdığınız parçayı iki tutam olarak ayırın ayırdığınız tutamın bir parçasını fönü yukarıdan aşağı tutarak hafif içe doğru fırçamızı kıvırarak aşağı doğru fön. sonra saçlarımızı geriye doğru atarak istenilen yöne doğru tarayıp fönlüyoruz sonra diğer parçamızı da aynı şekilde fönlüyoruz yukarıda kalan parçamızı da aynı şekilde hafif fırçanın üzerine ısı tutarak aşağı doğru fönlüyoruz.sağ ve sol kısımlarımızı da saçımızı içine doğru fönlüyoruz önlere geldiğimiz zaman öne doğru yine bu parçamızı da aynı şekilde içine doğru fönlüyoruz.son olaraktan fönümüzün soğuk düğmesini açarak saçımıza soğuk fön ile şoklayıp hacim kazandırıyoruz sonra saçımızı geriye doğru atıp istenilen yöne doğru tarayıp elektriklenen saçları şekillendirmek için wax yada sprey sıkıp bitiriyoruz.
Devamı... 23 Haziran 2013 Pazar Unknown 0 yorum

peruk filesi dikimi

PERUK FİLESİ NASIL YAPILIR

peruk
Peruk yapımında standart baş ölçüleri kullanılır.Standart ölçüye uymayanlar için sipariş ölçüsü alınır.İstenilen ölçüye göre seçilen naylon peruk filesi başın biçimine göre dikilmek için filenin birleşik yerleri ile kenarlarına ekstra fol konularak makine dikişleri bunun üzerinden yapılır.Bu şekilde hazırlanmış olan peruk filesi üzerine pres tezgağında örülmüş olan saçlar enseden başlanılarak ve aralarında bir er santim boşluk bırakılarak sıra halinde yatay olarak dikilir.Peruğun ön kısım olarak ayrık yerine tabi bir görünüm verebilmesi için pres örgüsü saç dikilmez onun yerine tığ ile saç işlenir.Bu işlemin yapabilmek için peruğun kalıba giydirebilmesi gerekir saçımız hazır hazır hale gelmiştir.
Devamı... 22 Haziran 2013 Cumartesi Unknown 0 yorum

hindistan ceviz yağlarının yararı

bakım
Sizlere bu yazımda hindistan ceviz yağının mucizelerini anlatacağım hindistan cevizini hepimiz biliriz sert kabuğu  içerisinde doğal sütü ve meyvesi bulunan bir bitki türüdür hindistan cevizin vitamin özelliğine bakarsak a-b-c vitaminlerini içerir yani sizlere burada anlatmaya çalıştığım şey hindistan cevizinin anlatamadığım bir çok yarrı mevcuttur .Sağlıklı saçlar için öncelikle sağlıklı bir saç derisine sahip olmak gerekiyor. Saçınızda kullandığınız jöle, sprey, saç kremi, saç serumu ve diğer ürünler zamanla saç diplerinde ve saç derisinde birikime yol açar ve bu saç derisinin kaşınmasına neden olur. Eğer bu birikim düzenli olarak derinlemesine temizlenmezse bir süre sonra kepek oluşabilir, kaşınma sonucu saç kökleri zayıflayabilir ve koparak dökülmelerde artma yaşanabilir. Hindistan cevizi yağıyla düzenli olarak saç derisine masaj yapmak bu birikimi temizlerken saç derisi kuruluğunu alır ve kaşıntıyı ortadan kaldırır. Hindistan cevizi yağında bulunan yağ asitleri saç derisindeki yağ üretimini dengelerken saç köklerini güçlendirir ve saça doğal bir parlaklık verir. Yumuşayan saçlara şekil vermek kolaylaşır ve kırıklar daha az oluşur.

saçlarınızı yıkadıktan  sonra fazla suyunu havluyla aldıktan sonra  saçlarınıza bastırarak alın ve açma tarağıyla  saçlarınızı tarayın.sonra  1-5 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağını avucunuza alın ve ellerinizi ovuşturarak yağın avuç içlerinizde iyice yayılmasını sağlayın. Yağ miktarını saçınızın uzunluğuna göre arttırabilir ya da azaltabilirsiniz. Önce parmak uçlarınızla saç derisine daireler şeklinde özenle  masaj yapın. 3-5 dakikalık masajdan sonra avuçlarınızda kalan yağı tüm saçınıza eşit miktarda sürün. Yağın saç ve saç derisine iyice işlemesi için plastik bir duş bonesi takın veya saçınızı streç filmle sarın. 1 saat bekledikten sonra yağı temizlemek için saçınızı şampuanlayın ve çok sıcak olmayan suyla durulayın.

Devamı... 19 Haziran 2013 Çarşamba Unknown 0 yorum

bitkisel bakım yağı

SAÇ BAKIMIN AÇILIMI

bakım


Doğal bakım ve evinizde kolayca hazırlaya bileceğiniz bir saç bakım yöntemini sizlere anlatmaya çalıştım. Saçlarınıza uyguladığınız maskelerdeki zeytinyağı, yumurta gibi malzemelerden saçınızı arındırmak için maskeden sonra aşırı şampuan ve sabun sürmeyin. Aksi taktirde uyguladığınız saç bakımının etkisi kalmaz. Bunun yerine maskeden sonra saçınızı bol su ile durulayıp o gece saçınıza ince bir tülbent bağlayıp yatın. Ancak bir gün sonra şampuanla yıkayın.
Sarı Saçlar İçin Limonlu Doğal Boya
İka adet limonun suyunu sıkın ve içine aynı miktarda sıcak su ilave edin. Biraz soğuduktan sonra ılık olarak saçlarınıza iyice yedirerek sürün. Yaklaşık 15 dakika güneşte kurutun ve saçlarınızı su ile durulayın.
 
Saçlarınızın ipek gibi yumuşak ve Parlaması İçin
10-15 adet yeşil cevizin kabuklarını rendeleyin. İçine bir avuç pazı yaprağı koyup yarım saat üç su bardağı suyun içinde kaynatıp süzün. Daha sonra içine şampuan kıvamına gelecek kadar yumurta sarısı ile limon suyu ilave edin.Nemli yada kuru olan saçlarınıza haftada bir yada isteğe göre ikinci kez uygulanabilir saçlarınıza uygulama işlemi yaptıktan sonra vaktiniz var ise kırk dakika bekleyin eğer vaktiniz fazla yok ise yada fazla beklemekten ben sıkılırım diyenlerdenseniz on beş dakika beklete bilirsiniz sonra saçlarınızı bolcana durulayın fön maki nanız ile şekil verip fönleyin.
Devamı... 18 Haziran 2013 Salı Unknown 0 yorum

peruk postiş nasıl boyanır


PERUK Y

PERUK YAPIMI

peruk
Merhabalar sizlere bu yazımda öncelikle takma saçların yapımı boyaması ve yıkanmasını anlatacağım.Peruk yapılacak saç, rengi açılacak veya başka bir renge boyanacak ise bu işlemelerin ,saç tres tezgağında işlemeden önce demet haliydeyken yapılması uygundur.Peruğa balyaj veya röfle yapılması isteniyorsa,bu işlemlerin saç demet haliydeyken yapmanız uygundur.Balyaj veya röfle için rengi açılıp hazırlanmış saç tres tezgahı üzerinde örülürken natürel renk arasına işlenir.Peruk veya herhangi bir takma saça şekil verip saça kurutularak taranıp biçimlendirilir..Fön veya daha sert fırçalar ile şekil vermeye çalışmak saçların karışıp zarar görmesi demektir .Peruk ve takma saçların yıkanmasında iyi bir cins şampuan ve krem kullanmanızı öneriyorum.Peruk ve takma saçlar kullanıldığı zaman bir kutu içerisine muafaza edilmelidir.bu saçlar açıkta kaldığı zaman doğal olarak tozlanıp kirlenirler.Çok kirlenen ve sık sık yıkanan saçlar yıpranır ve bozula bilirler.Dikili olduğu düzen bozulur ve deformo olur ve üzücü istenmeyen saç kıvamına gelir.

Devamı... Unknown 3 yorum

hamile bayan saç boyatırmı

Gebelikte Saç Boyama
resim 1

Gebelikte Saç Boyamanın Zararları

Hamilelik genel olarak 9 aylık gibi bir süreçtir. Hamilelik öncesi ve hamilelik sonrası doğal olarak bir kadın daima bakımlı ve çekici olmak ister çünkü hamilelik fizyolojik bir süreçtir çünkü doktorunuz tavsiyelerinin dışına çıkmak doğru bir yöntem değildir. Bilimsel olarak üzerinde çalışılmamış bir konu olan hamilelikt saç boyamanın olası zararları ve yan etkileri, kadın doğum uzmanları arasında görüş ayrılığına neden olmuştur. Bir kısım doktorlar hamilelikte saç boyamak zararlıdır iddiasını ortaya koyarken, diğer bir kısım kadın doğum uzmanları ise hamilelikte saç boyamanın zararlarından bahsedebilmek için bilimsel kanıtların yetersiz olduğunu ve bu nedenle gebelikt saç boyası kullanmak zararlıdır diyebilmenin mümkün olmadığını iddia ediyorlar. Tabi hamilelikdöneminde saçları boyatmak sadece içerebilceği toksik madde riskinden dolayı zararlı olarak kabul edilmemekte, aynı zamanda boya mürekkebinde bir takım alerjik maddelerin yer alma riskinden dolayı annelerin bağışıklık sisteminin hamilelikte bundan zarar görebileceğinden de bahsedilmektedir.Saç boyalarında bir takım kimyevi maddelerin kullanldığı bilinen bir gerçektir. Bu zehirli etkileri olabilen kimyasalların saça sürülmesi durumunda saç yoluyla kan veya lenf dolaşımına katılabilme riski teorik te olsa bulunmaktadır. Ancak bu konuda bilimsel araştırmaların yanı sıra pratik sonuçlarını ortaya koyabilecek nitelikte deneylerin yapılmadığı da bir gerçektir.
Devamı... 16 Haziran 2013 Pazar Unknown 0 yorum